BURADABUL SORGULAMA SİTESİ ONLİNE SORGULAMA SERVİSLERİ   

ONLİNE SORGULAMA SERVİSLERİ KİMLİK SORGULA SSK BAĞ KUR EMEKLİ SANDIĞI VERGİ BORCU TRAFİK CEZASI BORÇ SORGULAMA İŞ İLANLARI ARAMA TİCARET SİCİL TELEFON REHBERİ POSTA KARGO ECZANE HASTANE RANDEVU ULAŞIM SORGULAMA UÇAK HAREKET MAHKEME DOSYA SORGULA E-KARNE - E-OKUL - YGS - LYS - DGS -,AÖF, MTSAS, DPY, KPSS SINAV SONUÇLARI E-DEVLET ASKERLİK SORGULA AKRABA BUL

Ana Sayfa * İcra Hukuku * İcra İhaleleri * İcra Dilekçeleri * Adli Dilekçeler * İcra Haberleri  * İcra Memurları Bilgi Havuzu * Avukat Haberleri * Sorgula bul * Güncel Haberler


İcra İhaleleri
İcra Konuları
 
İcra Dilekçeleri

Adli Dilekçeler
İcra Haberleri

  Buradasınız        İcra / İcra Hukuku / Sıra cetveli, itiraz, sıra cetvelindeki sıralama
  
       Yazının Bulunduğu Kategori :  İcra Hukuku

 Sıra cetveli, itiraz, sıra cetvelindeki sıralama

 YAPTIĞINIZ ALINTILARA www.icrada.net ADINI BELİRTMENİZ RİCA OLUNUR

 

SIRA CETVELİ
MADDE 140 - Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.
Alacaklılar 206 ıncı madde mucibince iflâs halinde hangi sıraya girmeleri lâzım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar.
Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir

Bir icra takibinde mahcuz mallar satıldıktan sonra satış bedeli hacze iştirak etmiş bu-lunan alacaklılara hisselerine göre paylaştırırlar. Paraların paylaştırılması icra takibinin son aşaması olup icra memuru tarafından re'sen yapılır. Satış tutarının bütün alacaklıların alacağı-nı karşılaması durumunda sıra cetvelinin düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. İcra me-muru İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 138. maddesine göre satış bedelini paylaştıracaktır.

Hacizde sıra cetveli borçluya ait mahcuzun satış bedelinin tüm haciz sahibi alacaklıla-rın alacaklarını karşılamaması halinde düzenlenir

Hacze iştirak konusu İcra ve İflas Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da düzenlenmiştir. Borçluya ait malların birden fazla alacaklı tarafından haczi durumunda, mahcuzun satış bedeli tüm alacaklıların alacaklarının karşılaması halinde bir sorun bulunmamaktadır. Ancak, satış bedeli tüm alacaklar toplamına yetmezse işte o zaman hacze iştirak problemi ortaya çıkmaktadır. Bu durumda elde edilen satış hasılatının haciz alacaklıları arasında, yasal düzenleme şartları içinde adil bir şekilde dağıtımının yapılması gerekmektedir. Bunun içinde bir sıra cetveli düzenlenmektedir.

Sıra cetveli düzenlenirken uyulması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket edildiği veya yapılan muamelenin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu durumda İcra Tetkik Mercii’ne şikayet yapılması gerekir.

Bir alacaklı alacağı hakkında verilen kararın esasına veya başka bir alacaklının alacağına veya onun sırasına itiraz ediyorsa sıra cetveline itiraz yolu ile ticaret mahkemesinde dava açmak zorundadır.

Sıra cetveline karşı yedi gün içinde şikayet ve itiraz davası yoluna gidilmezse veya gidilir de şikayet veya itirazlar reddedilirse, sıra cetveli kesinleşir. Böylece kesinleşen sıra cetveline göre pay cetveli düzenlenir ve paylaştırma yapılır

.C.

 

YARGITAY

 

Hukuk Genel Kurulu

 

E:2008/19-161

 

K: 2008/213

 

T: 05.03.2008

 

·SIRA CETVELİ

 

· SIRA CETVELİNE İTİRAZ

 

· SIRA CETVELİNDEKİ SIRALAMA

 

· 2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 140]

 

· 2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 141]

 

·  2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 142]

 

        Taraflar arasındaki `sıra cetveline itiraz` davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Araç İcra Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 31.01.2007 gün ve 2006/13-2007/2 sayılı kararın incelenmesi Şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 27.09.2007 gün ve 2007/4412-8194 sayılı ilamı ile; (....Davacı vekili dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ilk sıraya alınan davalı Vergi Dairesinin haczinin müvekkilinin haczinden sonraki tarihli olduğunu, bedeli paylaşıma konu taşınmazın aynından doğmayan vergi alacağının ilk sırada yer alamayacağını ve vergi borçlusu şirkete başvurulmadan şirket yetkilisi hakkında haciz işlemi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

Davalı Hazine temsilcisi dava dışı borçlunun gerçek usulde vergi mükellefi olduğunu ve geçmiş dönemlerden vergi alacağı bulunduğu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

 

İcra Mahkemesi'nce davalı vergi dairesinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde haczi bulunduğu, bu itibarla ilk hacze iştirak edebileceği; davacının dördüncü sırada yer alması nedeniyle davalı yararına garameten yapılan paylaştırma neticesinde sıra cetvelinin iptalinin sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

Şirket ortak ve yöneticilerinin, şirketin vergi borcundan sorumluluğu hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35 nci maddesinde düzenlenmiştir.

 

Dosyanın incelenmesinde bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine davalı yanca konulan haczin dayanağının, taşınmaz sahibinin ortağı olduğu limited şirkete ait vergi borcu olduğu; davalı idarenin bu alacağın tahsili için şirket hakkındaki yasal işlemleri tamamlamadığı, bir başka ifade ile şirketin aciz halinde olduğunun tesbiti bağlamında yeterli girişimde bulunmadığı; diğer yandan da dava dışı borçlu İbrahim aleyhine takibata başlanmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da bu iki husus belirlenmiş; şirketin aciz halinde olduğunun davalı yanca belgelenmediği ve dava dışı borçlu hakkında usulüne uygun biçimde icra takibine girişilmediği açıklanmıştır.

 

Diğer taraftan sıra cetveline itiraz davalarında dava sonucundan yalnızca sıra cetveline itiraz eden kimse yararlanır.

 

Bu durumda mahkemece davalı vergi dairesinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerindeki haczinin geçersizliği, sıra cetvelinde yer alan diğer alacaklıların herhangi bir itirazının bulunmadığı ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinde gösterdiği alacak tutarı da dikkate alınarak bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

 

TEMYİZ EDEN: Şikayetçi vekili

 

HUKUK GENEL KURULU KARARI

 

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

 

İstek, şikayet yoluyla sıra cetveline itiraza ilişkindir.

 

Şikayetçi vekili dilekçesinde; dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ilk sıraya alınan davalı Vergi Dairesi haczinin sonraki tarihli olduğu, bedeli paylaşıma konu taşınmazın aynından doğmayan vergi alacağının ilk sırada yer alamayacağını, taşınmaz maliki borçlular hakkında vergi dairesinin geçerli bir takibi olmadığı, vergi borçlusu şirkete başvurulmadan şirket yetkilisi hakkında haciz işlemi uygulanmasının haksız olduğu, iddiasıyla, sıra cetveline itirazla, birinci sıradaki alacağın sıra cetvelinden çıkarılarak, sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesini istemiştir.

 

Davalı Hazine temsilcisi, dava dışı borçlunun gerçek usulde vergi mükellefi olup, geçmiş dönemlerden vergi borcu bulunduğunu, yapılan işlemin doğru olduğunu, ifadeyle davanın reddini savunmuştur.

 

İcra Mahkemesince, davalı vergi dairesinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde haczi olup, ilk hacze iştirak edebileceği, davacının dördüncü sırada olması nedeniyle davalı yararına garameten yapılan paylaştırma neticesinde dahi sıra cetvelinin iptalinin sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece hüküm başlıkta yer alan gerekçelerle sonuçta `cmahkemece davalı vergi dairesinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerindeki haczinin geçersizliği, sıra cetvelinde yer alan diğer alacaklıların herhangi bir itirazının bulunmadığı ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinde gösterdiği alacak tutarı da dikkate alınarak bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.` Gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkeme, istemin salt sıra cetvelindeki sıralamaya itiraz olarak ele alınıp, görevli olunduğunu kabulle yargılamanın yapıldığını, ilk kararda varılan sonucun bu çerçevede doğru olduğunu, Özel Dairece de göreve ilişilmediğine göre talebin bu şekilde değerlendirildiğini, icra mahkemesi olarak itiraza konu sıradaki alacağın gerçekte varlığı yada geçerliliğinin tartışılamayacağını, salt sıralamanın yerindeliğinin değerlendirildiğini, inceleme alanı ile sınırlı olarak verdiği kararın doğru olduğunu, aksi halde görevli olmayacağını, ifadeyle direnmiştir.

 

Hükmü temyize davacı vekili getirmektedir.

 

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava dilekçesinin içeriğine göre istemin hukuki nitelikçe ne olduğu ve sıra cetvelindeki sıralamanın yerinde olup olmadığı noktasındadır.

 

Şikayetçi vekili öncelikle sıra cetvelinde birinci sırada yer alan haczin geçersizliğini, dolayısıyla sıralamada yer almaması gerektiğini ileri sürmüş; ayrıca geçerli kabul edilse bile taşınmazın aynından kaynaklanan vergi borcu olmadığından yine sıralamada birinci sırada yer alamayacağını, şayet borçlulara şirket ortağı olmaları nedeniyle haciz uygulanmışsa bunun da geçersiz olduğunu, iddia etmiştir.

 

İstek, bu şekliyle icra müdürlüğü işlemini şikayete ilişkin olup, istekli sıra cetvelinde ilk sırada yer alan alacaklıya itiraz ederken kendi sırasına da itiraz etmiştir.

 

Sıra cetvelinin düzenlenmesinde göz önüne alınması gereken ilk husus, icra takibinin ve buna bağlı olarak geçerli bir haciz işleminin varlığıdır. Bu şartların bulunması halinde takibe konu alacağın niteliğine göre sıra cetvelindeki yerinin doğru olmadığı iddia olunmuşsa, itiraz etmeyenleri etkilememek kaydı ile önce sıralamaya itiraz edenin ve itiraz edilen sıranın yerindeliğinin denetimi yapılacaktır.

 

Somut olayda; Araç İcra Müdürlüğü'nün 2005/119 esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde, birinci sırada yer alan Alacaklı Araç Vergi Dairesi Müdürlüğünün Borçlu İbrahim Baltacı hakkında 15.954 YTL borç için 01.02.2006 tarihli haczinin dayanağını teşkil eden takip taşınmaz malikleri gerçek kişiler hakkında olmayıp, şirket aleyhinedir. Dolayısıyla gerçek kişilerin kişisel sorumluluklarına yönelik bir takip bulunmamaktadır.

 

Nitekim, `Haciz şerhi konulmasına ilişkin` Araç Mal Müdürlüğünün Tapu Sicil Müdürlüğüne muhatap `01.02.2006 tarih ve 2900/93 sayılı` yazısında aynen; `Mal Müdürlüğümüz 1400005229 numaralı mükellefi Hakkı oğlu İbrahim Baltacı'nın muhtelif yıllardan toplam 15.954.00 YTL borcu bulunmaktadır. Mükellef adına dairenizde bulunan menkul, gayrimenkul veya istihkak olarak tüm mal ve alacaklarına 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 6, 62, 79. maddeleri gereğince dairemize olan borcu karşılığı haciz konularak tarafımıza bilgi verilmesi` ifadesine yer verilmiş ve kişisel borçtan söz edilmiş ise de taşınmaz maliki hakkında alacaklı Araç Mal Müdürlüğünün herhangi bir takip işlemi olmadığı gibi, adı geçenin ortağı bulunduğu şirket hakkındaki dosyada da ortak olması nedeniyle haciz uygulanmasına ilişkin bir değerlendirme bulunmamaktadır. Bu şekliyle, dayanak teşkil edecek usulünce yapılmış bir takip işlemi olmadan yazılan bahse konu yazıya istinaden tapuya haciz şerhi düşülmüş olması ve buna dayanılarak bu alacağa, kişisel yada şirket borcu nedeniyle hakkında takip bulunmayan paylaşıma konu taşınmaz maliklerinin, borçlusu bulundukları Araç İcra Müdürlüğü'nün 2005/119 esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde birinci sırada yer verilmesi olanaklı değildir.

 

Sonuç itibariyle, bedeli paylaşıma konu taşınmaz maliki kişiler hakkında bir takip olmadığı gibi, geçerli bir haciz işlemi de olmadığından Araç Mal Müdürlüğünün haczinin sıra cetvelinde olması ve birinci sırada yer alması doğru olmayıp; sıra cetvelinden çıkarılması gerekir.

 

Mahkemece yapılacak iş; davalı vergi dairesinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerindeki haczinin geçersizliği ve sıra cetvelinde yer alan diğer alacaklıların herhangi bir itirazının bulunmadığı dikkate alınarak şikayetin kabulü ile, şikayete konu alacağın sıra cetvelinden çıkarılması suretiyle bir karar vermek olmalıdır.

 

Mahkemece, açıklanan hususlar göz ardı edilerek inceleme yetkisinin sınırlı olduğu ve taşınmaz maliklerinin borçlu sıfatını taşıdıkları bir takip ve geçerli bir haciz varmış gibi, garameye tabi tutulacağından ve bu nedenle sonucun değişmeyeceğinden bahisle direnilerek şikayetin reddine karar verilmiş olması açıklanan hususlar ve talebin niteliğine göre usul ve yasaya aykırıdır.

 

Açıklanan hususlardan dolayı direnme kararı bozulmalıdır.

 

SONUÇ: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 05.03.2008 gününde, oybirliği ile karar verildi

YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2001/3986
K. 2001/5982
T. 27.9.2001
• HACİZ ( Muhafaza Altına Alınmayan Aracın Trafik Kaydına Konulan - Satışının İstenebileceği )
• SATIŞ TALEBİ ( Muhafaza Altına Alınmayan Mahcuz Araç İçin )
• SIRA CETVELİNE İTİRAZ ( Aracın Trafik Kaydına Konulan Haciz - Muhafaza Altına Alınmayan/Satışının İstenebileceği )
• ARACIN TRAFİK KAYDINA KONULAN HACİZ ( Muhafaza Altına Alınmayan/Satışının İstenebileceği - Sıra Cetveline İtiraz )
• HACZİN DÜŞMESİ ( Muhafaza Altına Alınmayan Araç )
6762/m.59,106
2004/m.235
ÖZET : Kara taşıt araçlarının trafik kaydına konulan haciz fiili haciz gibi geçerlidir. Muhafaza altına alınmamış aracın satışı mümkün değilse de alacaklının satış talebinde bulunmasına yasal bir engel bulunmamaktadır.

DAVA : Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Mahmut Şahin vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, 22/02/2001 tarihli sıra cetvelinde müvekkiline ikinci ve üçüncü sırada yer verildiğini, birinci sırada yer alan davalı Mahmut Şahin'in haczinin düştüğünü ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mercii Hakimliğince davalı Mahmut Şahin'in bedeli paylaşıma konu aracı 22/11/1999 tarihinde haczettiği, 17/11/2000 tarihinde satış talebinde bulunmuşsa da bu tarihte araç muhafaza altına alınmadığından haczinin fiilen mümkün olmadığı, bu nedenle satış talebinin geçerli kabul edilemeyeceği 14/12/2000 tarihli satış talebinde bulunulduğu tarih itibariyle haczin düştüğü, bu nedenle pay ayrılamayacağı gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, karar davalı Mahmut Şahin vekilince temyiz edilmiştir.

Kara taşıt araçlarının trafik kaydına konulan haciz fiili haciz gibi geçerlidir. Muhafaza altına alınmamış aracın satışı mümkün değilse de alacaklının satış talebinde bulunmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Davalı alacaklı 28/11/1999 tarihli hacizden sonra 17/11/2000 tarihinde satış talebinde bulunup, icra müdürlüğünün kararında satış masrafı olarak öngörülen bedeli 20/11/2000 tarihinde icra dosyasına ödemiştir. Bu durumda davalı alacaklının satış talebi TTK.nun 59 ve 106. maddeleri uyarınca geçerli olup, haczi düşmemiştir. Mercii Hakimliğince bu yönler gözetilerek şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulünde isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27/09/2001 gününde oybirliğiyle karar verildi.

**************************

Sıra Cetveli İtiraz Davalarında Vekalet Ücreti

T.C.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/7267
K. 2005/11919
T. 1.12.2005


DAVA : Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Davacı vekili, borçluya ait menkul malların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde asıl alacaklı vekiline 11.072 YTL pay ayrıldığını, temlik işlemi ile alacak müvekkiline intikal ettiğinden pay ayrılmaması gerektiğini ileri sürerek sıra cetveline itiraz etmiştir.
Davalı vekili, vekalet ücreti alacağının önceliği bulunduğunu, temlikinin kapsamına avukatlık ücretinin girmeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece sıra cetvelinde birinci sırada yer alan alacaklının alacağını temlik ettiği, vekalet ücretinin taraflara ait olduğu, davalıya pay ayrılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Davalının vekalet ücret alacağı Avukatlık Kanunu'nun 166/2.maddesi anlamında imtiyazlı alacaklardan değildir. Vekalet ücreti takip masraflarından olup, İİK.nun 138.maddesine göre alacaklıya alacağın aslı ve faiziyle birlikte ödenir. Alacaklı takip konusu alacağını temlik ettiğine göre Av..............................'le pay ayrılmaması isabetlidir.

Bu nedenle davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Sıra cetveline itiraz davalarında harç ve vekalet ücreti maktudur. İcra Mahkemesince nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 1.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.C.

 

YARGITAY

 

Hukuk Genel Kurulu

 

E:2008/19-161

 

K: 2008/213

 

T: 05.03.2008

 

·SIRA CETVELİ

 

· SIRA CETVELİNE İTİRAZ

 

· SIRA CETVELİNDEKİ SIRALAMA

 

· 2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 140]

 

· 2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 141]

 

·  2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 142]

 

        Taraflar arasındaki `sıra cetveline itiraz` davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Araç İcra Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 31.01.2007 gün ve 2006/13-2007/2 sayılı kararın incelenmesi Şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 27.09.2007 gün ve 2007/4412-8194 sayılı ilamı ile; (....Davacı vekili dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ilk sıraya alınan davalı Vergi Dairesinin haczinin müvekkilinin haczinden sonraki tarihli olduğunu, bedeli paylaşıma konu taşınmazın aynından doğmayan vergi alacağının ilk sırada yer alamayacağını ve vergi borçlusu şirkete başvurulmadan şirket yetkilisi hakkında haciz işlemi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

Davalı Hazine temsilcisi dava dışı borçlunun gerçek usulde vergi mükellefi olduğunu ve geçmiş dönemlerden vergi alacağı bulunduğu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

 

İcra Mahkemesi'nce davalı vergi dairesinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde haczi bulunduğu, bu itibarla ilk hacze iştirak edebileceği; davacının dördüncü sırada yer alması nedeniyle davalı yararına garameten yapılan paylaştırma neticesinde sıra cetvelinin iptalinin sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

Şirket ortak ve yöneticilerinin, şirketin vergi borcundan sorumluluğu hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35 nci maddesinde düzenlenmiştir.

 

Dosyanın incelenmesinde bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine davalı yanca konulan haczin dayanağının, taşınmaz sahibinin ortağı olduğu limited şirkete ait vergi borcu olduğu; davalı idarenin bu alacağın tahsili için şirket hakkındaki yasal işlemleri tamamlamadığı, bir başka ifade ile şirketin aciz halinde olduğunun tesbiti bağlamında yeterli girişimde bulunmadığı; diğer yandan da dava dışı borçlu İbrahim aleyhine takibata başlanmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da bu iki husus belirlenmiş; şirketin aciz halinde olduğunun davalı yanca belgelenmediği ve dava dışı borçlu hakkında usulüne uygun biçimde icra takibine girişilmediği açıklanmıştır.

 

Diğer taraftan sıra cetveline itiraz davalarında dava sonucundan yalnızca sıra cetveline itiraz eden kimse yararlanır.

 

Bu durumda mahkemece davalı vergi dairesinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerindeki haczinin geçersizliği, sıra cetvelinde yer alan diğer alacaklıların herhangi bir itirazının bulunmadığı ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinde gösterdiği alacak tutarı da dikkate alınarak bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

 

TEMYİZ EDEN: Şikayetçi vekili

 

HUKUK GENEL KURULU KARARI

 

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

 

İstek, şikayet yoluyla sıra cetveline itiraza ilişkindir.

 

Şikayetçi vekili dilekçesinde; dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ilk sıraya alınan davalı Vergi Dairesi haczinin sonraki tarihli olduğu, bedeli paylaşıma konu taşınmazın aynından doğmayan vergi alacağının ilk sırada yer alamayacağını, taşınmaz maliki borçlular hakkında vergi dairesinin geçerli bir takibi olmadığı, vergi borçlusu şirkete başvurulmadan şirket yetkilisi hakkında haciz işlemi uygulanmasının haksız olduğu, iddiasıyla, sıra cetveline itirazla, birinci sıradaki alacağın sıra cetvelinden çıkarılarak, sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesini istemiştir.

 

Davalı Hazine temsilcisi, dava dışı borçlunun gerçek usulde vergi mükellefi olup, geçmiş dönemlerden vergi borcu bulunduğunu, yapılan işlemin doğru olduğunu, ifadeyle davanın reddini savunmuştur.

 

İcra Mahkemesince, davalı vergi dairesinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde haczi olup, ilk hacze iştirak edebileceği, davacının dördüncü sırada olması nedeniyle davalı yararına garameten yapılan paylaştırma neticesinde dahi sıra cetvelinin iptalinin sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece hüküm başlıkta yer alan gerekçelerle sonuçta `cmahkemece davalı vergi dairesinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerindeki haczinin geçersizliği, sıra cetvelinde yer alan diğer alacaklıların herhangi bir itirazının bulunmadığı ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinde gösterdiği alacak tutarı da dikkate alınarak bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.` Gerekçesiyle karar bozulmuştur.

 

Mahkeme, istemin salt sıra cetvelindeki sıralamaya itiraz olarak ele alınıp, görevli olunduğunu kabulle yargılamanın yapıldığını, ilk kararda varılan sonucun bu çerçevede doğru olduğunu, Özel Dairece de göreve ilişilmediğine göre talebin bu şekilde değerlendirildiğini, icra mahkemesi olarak itiraza konu sıradaki alacağın gerçekte varlığı yada geçerliliğinin tartışılamayacağını, salt sıralamanın yerindeliğinin değerlendirildiğini, inceleme alanı ile sınırlı olarak verdiği kararın doğru olduğunu, aksi halde görevli olmayacağını, ifadeyle direnmiştir.

 

Hükmü temyize davacı vekili getirmektedir.

 

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava dilekçesinin içeriğine göre istemin hukuki nitelikçe ne olduğu ve sıra cetvelindeki sıralamanın yerinde olup olmadığı noktasındadır.

 

Şikayetçi vekili öncelikle sıra cetvelinde birinci sırada yer alan haczin geçersizliğini, dolayısıyla sıralamada yer almaması gerektiğini ileri sürmüş; ayrıca geçerli kabul edilse bile taşınmazın aynından kaynaklanan vergi borcu olmadığından yine sıralamada birinci sırada yer alamayacağını, şayet borçlulara şirket ortağı olmaları nedeniyle haciz uygulanmışsa bunun da geçersiz olduğunu, iddia etmiştir.

 

İstek, bu şekliyle icra müdürlüğü işlemini şikayete ilişkin olup, istekli sıra cetvelinde ilk sırada yer alan alacaklıya itiraz ederken kendi sırasına da itiraz etmiştir.

 

Sıra cetvelinin düzenlenmesinde göz önüne alınması gereken ilk husus, icra takibinin ve buna bağlı olarak geçerli bir haciz işleminin varlığıdır. Bu şartların bulunması halinde takibe konu alacağın niteliğine göre sıra cetvelindeki yerinin doğru olmadığı iddia olunmuşsa, itiraz etmeyenleri etkilememek kaydı ile önce sıralamaya itiraz edenin ve itiraz edilen sıranın yerindeliğinin denetimi yapılacaktır.

 

Somut olayda; Araç İcra Müdürlüğü'nün 2005/119 esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde, birinci sırada yer alan Alacaklı Araç Vergi Dairesi Müdürlüğünün Borçlu İbrahim Baltacı hakkında 15.954 YTL borç için 01.02.2006 tarihli haczinin dayanağını teşkil eden takip taşınmaz malikleri gerçek kişiler hakkında olmayıp, şirket aleyhinedir. Dolayısıyla gerçek kişilerin kişisel sorumluluklarına yönelik bir takip bulunmamaktadır.

 

Nitekim, `Haciz şerhi konulmasına ilişkin` Araç Mal Müdürlüğünün Tapu Sicil Müdürlüğüne muhatap `01.02.2006 tarih ve 2900/93 sayılı` yazısında aynen; `Mal Müdürlüğümüz 1400005229 numaralı mükellefi Hakkı oğlu İbrahim Baltacı'nın muhtelif yıllardan toplam 15.954.00 YTL borcu bulunmaktadır. Mükellef adına dairenizde bulunan menkul, gayrimenkul veya istihkak olarak tüm mal ve alacaklarına 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 6, 62, 79. maddeleri gereğince dairemize olan borcu karşılığı haciz konularak tarafımıza bilgi verilmesi` ifadesine yer verilmiş ve kişisel borçtan söz edilmiş ise de taşınmaz maliki hakkında alacaklı Araç Mal Müdürlüğünün herhangi bir takip işlemi olmadığı gibi, adı geçenin ortağı bulunduğu şirket hakkındaki dosyada da ortak olması nedeniyle haciz uygulanmasına ilişkin bir değerlendirme bulunmamaktadır. Bu şekliyle, dayanak teşkil edecek usulünce yapılmış bir takip işlemi olmadan yazılan bahse konu yazıya istinaden tapuya haciz şerhi düşülmüş olması ve buna dayanılarak bu alacağa, kişisel yada şirket borcu nedeniyle hakkında takip bulunmayan paylaşıma konu taşınmaz maliklerinin, borçlusu bulundukları Araç İcra Müdürlüğü'nün 2005/119 esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde birinci sırada yer verilmesi olanaklı değildir.

 

Sonuç itibariyle, bedeli paylaşıma konu taşınmaz maliki kişiler hakkında bir takip olmadığı gibi, geçerli bir haciz işlemi de olmadığından Araç Mal Müdürlüğünün haczinin sıra cetvelinde olması ve birinci sırada yer alması doğru olmayıp; sıra cetvelinden çıkarılması gerekir.

 

Mahkemece yapılacak iş; davalı vergi dairesinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerindeki haczinin geçersizliği ve sıra cetvelinde yer alan diğer alacaklıların herhangi bir itirazının bulunmadığı dikkate alınarak şikayetin kabulü ile, şikayete konu alacağın sıra cetvelinden çıkarılması suretiyle bir karar vermek olmalıdır.

 

Mahkemece, açıklanan hususlar göz ardı edilerek inceleme yetkisinin sınırlı olduğu ve taşınmaz maliklerinin borçlu sıfatını taşıdıkları bir takip ve geçerli bir haciz varmış gibi, garameye tabi tutulacağından ve bu nedenle sonucun değişmeyeceğinden bahisle direnilerek şikayetin reddine karar verilmiş olması açıklanan hususlar ve talebin niteliğine göre usul ve yasaya aykırıdır.

 

Açıklanan hususlardan dolayı direnme kararı bozulmalıdır.

 

SONUÇ: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 05.03.2008 gününde, oybirliği ile karar verildi

 


YORUM EKLE / FACEBOOKTA PAYLAŞ

 

HAKKINDA DAVA VAR MI
Sorgulama sitesi
Baro ve Avukat Arama

Faiz Oranları
Enflasyon Verileri
2004 Sayılı İcra İflas K (Son)
6352 Sayılı YasaMevzuat Arama
2014 İcra Harçları
2014 Yargı harçları


 

AVUKAT VE İCRA HABERLERİNDE
 SON DAKİKA










HESAPLAMA ARAÇLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI


MERKEZ BANKASI DÖVİZ


EMSAL KARAR ARAMA




HABER OKU
TEK TIKLA TÜM HABERLER TIKLA OKU